Olağanüstü Hal döneminde Olağan İlkesizlik: Bu 2 şahsı tanıyan var mı?

Disk Yönetim Kurulu’na, Disk’e bağlı sendika yönetimlerine, Disk üyesi işçi kardeşlerimize, Genel-İş üyesi işçi kardeşlerimize, ilerici, devrimci çevrelere son kez sesleniyoruz: Vicdanlara bırakıyoruz bu fotoğrafı..

1-) Güvenlik-Sen’de Meclislerle işleyen bir sendikal anlayışı fotoğraftaki diğer iki zatın yönlendirmesi, parasal, konumsal katkılarıyla bypass etmiş, 2016 yılında açılmış olan zimmet, yolsuzluk, hırsızlık soruşturması halen devam eden..

2-) 2016 yılında usulsüz, kuralsız oluşturulmuş delege yapısıyla ve 2017 Nisan’ında şiddetle inşa edilen ve fotoğraftaki iki zatın doğrudan yönettiği kongrede işçilerin tüm iradesini gasp edip ülkenin en demokratik sendika tüzüğünü sarı sendika tüzüğüyle zorla değiştiren..

3-) Aynı kongrede kendileriyle birlikte seçilen yönetim kurulu üyelerinin üçü tarafından yapılan suç duyurusu sonucu hırsızlık, zimmet ve yolsuzluk suçlamasıyla haklarında 2.kez savcılık soruşturması açılan…

4-) Muhalif gördüğü sendika üyesi işçileri tasfiye edemeyince sosyal medya paylaşımları nedeniyle Cumhurbaşkanı’na Hakaret ettikleri savıyla polise ihbar eden…

5-) Polisin Cumhurbaşkanı’na Hakaret suçunu tespit etmek için yürüttüğü soruşturmada ihbar ettikleri işçiler hakkında işbirliği içeren bir tavrı devam ettiren..

6-) Aynı kongrede kendileriyle birlikte seçilen Güvenlik-Sen Disiplin Kurulu üyelerinin kararıyla işledikleri suçların aleniyeti nedeniyle “görevden el çektirilerek, üyelikleri askıya alınmalarına” rağmen disiplin kurulu kararını takmayarak, sendikaya ve defterlerine el koyarak  görevlerine fotoğraftaki iki zatın desteği ve koruyuculuğuyla devam eden..

7-) İhbar ettikleri sendika üyesi işçilerin adreslerine geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı’na Hakaret suçu işledikleri gerekçesiyle savcılığın ifade vermek üzere zorla getirme kararı gitmesine neden olanların başı olan ihbarcı ve hırsız Serdar Aslan’ın bugün CHP Emek Büroları’nın Taşeron İşçi Çalıştayı’nda sendikamızın başına bu pislikleri musallat eden iki zatla verdiği pozu Genel-İş genel merkez hesaplarınca paylaşıldı.

Bu DİSK tarihine sürülmüş kara bir lekedir.. Bu fotoğraf Disk’in nasıl yönetildiğinin en somut vesikasıdır. Meşhur ama kimsenin görüp okuma şansına sahip olmadığı DİSK ilke ve değerlerinin ayaklar altına alınmasıdır. Daha dün Çankaya Belediyesi Güvenlik işçisi kardeşlerimizin yüzlerine hırsız ve ihbarcı olduklarını haykırarak salonu boşalttıklarını hepiniz izlediniz. Ancak bugün DİSK’i ve Genel-İş’i de kendi ikballeri için gasp edip diğer sendikaları yedekleme uğraşı veren diğer iki zatın bir ihbarcılara, hırsızlara açık sahip çıkışının resmini gördünüz. Biz ihbarcı ve hırsız Serdar Aslan’ı tanıyoruz.. Yanındaki iki zatı tanıyan var mı?

Güvenlik İşçileri Bu Alçakları Unutmayacak

1-) Hırsızlık ve ihbarcılık alçaklıktır. Alçaklar işçi sınıfı söylemini kullanmamalıdır.

2-) Hırsızlık ve ihbarcılık pratikleri nedeniyle İzmir Cumhuriyet Savcılığında iki soruşturması olanlarla Güvenlik-Sen Disiplin Kurulu’muzun kesin ihraç kararına uymayanlar aynı kişilerdir. (Disiplin Kurulu açıklamasına bakınız)

http://ilerihaber.org/icerik/guvenlik-sende-ihbar-tartismasi-suruyor-76988.html
https://www.evrensel.net/haber/334054/guvenlik-sen-disiplin-kurulundan-ihraca-iliskin-aciklama
https://www.evrensel.net/haber/332467/guvenlik-sende-ihbar-krizi-yoneticilerin-ihraci-istendi

3-) Disiplin Kurulu Kararı’nı verenler ve Savcılık Soruşturmasına başvuranlar Serdar Aslan, Doğan Özdemir ve Hüseyin Ünlü ile aynı listeden seçilmiş sendikamız üyesi kardeşlerimizdir. Emekçilerin ekmeğine ve emeğine gösterdikleri saygı ve değer takdiri hak etmektedir. Dolayısıyla konunun kongreyle, muhalefetle ve işçi meclisleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Hırsızlar, ihbarcılar koltukta bir saat bile olsa fazla kalmak için yaygara ile ortamı bulandırmaya çalışmaktadırlar.

4-) İşçi aidatlarına çökmüş hırsızlarla, işçileri Cumhurbaşkanı’na hakaretten polise ihbar edenlerle demokratik mücadele olmaz. Demokratik mücadele işçilerin kendi aralarında olur.

https://www.evrensel.net/haber/333223/disk-guvenlik-sende-bir-kez-daha-yolsuzluk-iddiasi

5-) İşçi Meclisleri hırsız ve ihbarcıların teşhirini doğru ancak fazla demokratik bir yöntem olarak değerlendirdiği için sahiplenmemektedir. Çünkü hırsızlık ve ihbarcılıkla demokratik mücadele değil devrimci mücadele olur. Bu eylemde İşçi Meclislerinin binin üzerindeki üyesinden herhangi biri yoktur.

6-) Disiplin Kurulu’muzun Kesin İhraç Kararı derhal uygulanmalıdır. Sendika tüzüğünü, kurulları, ilkeleri ve değerlerimizi hiçe sayıp ahlaksızca ve cebren konumlarını terk etmeyenlerin sinsiliklerine üyelerimiz itibar etmemelidir. Rastlandıkları her yerde ihbarcıların yüzlerine tükürülmedilir. Yönetim kurulumuzun kalan üyeleri yedek üç yöneticiyi acilen göreve çağırmalıdır. Disiplin Kurulumuzun üyelerini tehdit eden, sendika defterlerini çalan bu hırsız muhterisler artık daha fazla sendikamıza zarar vermeden defolmalıdır.

http://bizimsendikamiz.org/index.php/ihbarcilar-guvenlik-senden-defolsun/
http://bizimsendikamiz.org/index.php/ihbarcilar-derhal-defolun/

7-) DİSK’te ihbarcılığı ve hırsızlığı savunacak kardeş sendika yoktur.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

İHBARCILAR GÜVENLİK-SEN’DEN DEFOLSUN!

Biz Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri, her platformda tek adamcılığa HAYIR dedik!

Ülkenin iktidarı tek adamlığı dayattığında HAYIR dedik! Sendikamız Güvenlik-Sen’deki yönetim, tek adamlığı dayattığında HAYIR dedik!

Hakkında hırsızlık, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmaktan işçilerce dava açılmış yönetim, 2.Olağan Kongre’de yeter sayıya ulaşılmadan, üye işçileri salona almayıp kapı önünde izdihama neden olmuşken içerde hileli “Evet”i öne geçirtti. Ülkede HAYIR’ın zaferini, iktidarın gasp etmesi gibi sendikamızın kongresinde işçi meclislerinin HAYIR’ı da her türlü hile ve zor gücüyle “Evet” karşısında bertaraf edildi.

Bütün işçilerin, üyelerin akılları ve onurlarıyla alay eden Güvenlik-Sen yönetimi, kendisini yaratmış büyük iktidarla, Sarayla gittikçe aynılaşıyor. Saray rejiminin yurttaşlarımızı sosyal medya hesaplarından fikir beyanlarını suçlaştırarak hapishanelere tıktırdığı gibi sendika yönetiminde bulunan üç hain de üyelerimizi sosyal medya paylaşımlarından “Cumhurbaşkanına hakaretten” devlete şikâyette bulundu. Güvenlik-Sen yönetiminden ihbarcı, işbirlikçi Serdar Arslan, Doğan Özdemir ve Hüseyin Ünlü bu skandal karşısında ne yapacaklarını bilemiyor, paçaları tutuşuyor. Skandal haber Türkiye basınından yabancı basına yayılmışken bugüne kadar yaptıkları hile ve ahlaksızlıklara uydurdukları kılıfların en büyüğünü bu sefer uyduramayacaklar. Çamur her yere saçıldı. Bu skandalda payı almış, onur kırıntısı taşıyan birkaç kişi gizliden istifalarını verse de henüz bu hain işbirlikçi üçlüden istifa açıklaması gelmemiştir. Bu yönetimde bulunan ihbarcılar dışındaki şaşkın yöneticilere kendileri adına ne yapmaları gerektiğini söyleyelim: İsmi geçen üç ihbarcının derhal sendikadan ihraç edilmesi, bunun için gerekli bütün işlemlerin derhal yapılması zorunludur. Yönetimde bulunan diğer kişiler derhal tutumlarını kamuoyuna açıklamalı aksi takdirde bu skandalın ortaklarıdır. En kısa zamanda Güvenlik-Sen’in kurucu tüzüğünde yazan ideallerle yapılacak, demokratik ve adil bir seçimle sendikanın yeniden şekillenmesi ve işçi meclislerinin belirleyeceği bir yönetimin seçilmesi zorunludur. Güvenlik-Sen’in var olan düzeni yeniden üreten bir yer olmasına asla izin vermeyeceğiz.

Bütün Güvenlik-Sen üyeleri, temsilcileri, delegelerini bu davaya sahip çıkmaya, HAYIR için mücadele etmiş bütün emek dostları ve muhalefeti de bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz. Sendikamızı savunmak için bütün meşru müdafaa yollarıyla yapılması gereken her şeyi yapacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri

Güvenlik-Sen tüzüğünde fesih maddesinden 1 Umut kaldırılıyor, yerine DİSK konuluyor

Güvenlik-Sen DİSK’e katılım başvurusu yaptığında fesih maddesinde Bir Umut Derneği’nin ismi vardı. Ve DİSK tüzüğümüzü böyle kabul etti. Sendika yönetimi tüm delege toplantılarında fesih maddesinde bulunan Bir Umut Derneği’nin kaldırılması ve yerine DİSK yazılması doğrultusunda bir tüzük değişikliği yapacaklarını, kırmızı çizgilerinin bu olduğunu ifade ediyorlar.

Öncelikle bir sendikanın kapatılacağı süreçler yaşanırsa bu aynı zamanda derneğin de kapatılacağı anlamına gelir. Dolayısıyla DİSK ve Güvenlik-Sen yönetiminin bu yaklaşımı her açıdan izah edilmeye muhtaçtır. Ayrıca güvenlik işçileri de çalışma koşulları nedeniyle her gün iş cinayetleriyle yüz yüze gelen, kamuoyuna defalarca iş cinayetleriyle yansımış bir iş kolunda çalışmaktadırlar.

İş cinayetlerinin Türkiye’de gündemleştirilmesine, bu konuda değişik yasaların oluşmasına büyük katkısı olan; Taksim’de iş cinayetlerine karşı Vicdan ve Adalet Nöbeti tutan ve İş Cinayetleri Almanağı’nı hazırlayan saygın bir kurum olan Bir Umut Derneği’nin fesih maddesinden çıkarılması ısrarının niyetini de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

1umut_2

1umut_1

Madde 70: Fesih, tasfiye veya başka bir sendika ile birleşme için; Genel Merkez Genel Kurulu’nun toplantıya katılan üyelerinin 2/3 kabul oyu zorunludur. Fesih halinde sendikanın taşınır ve taşınmaz malları Birlikte Umut Derneği’ne bağışlanır.

Biz Seçiyoruz, Biz Geliyoruz!

Biz Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri, bütün güvenlik işçileriyle, bütün üyelerimizle bizim olan bir sendika istiyoruz. Bütün kararlarında hepimizin iradesi olan, bütün mücadelesi ve başarısında hepimizin emeği olan, bütün uzmanlıklarında hepimizin yeteneği olan, akla uygun, bilime uygun iş bölümü yapan, her bir işçiyi sendika mücadele süreçlerine katan bir sendika istiyoruz. Bir işçi sendikasının örgütlü gücünün bütün işçilerin zihinleri ve yumruklarına yayıldığı bir sendika istiyoruz. Bu yüzden işçilerin hakkını arayabileceği, patronlara karşı güç birliği yapabileceği en önemli yer olan sendikaların çalıştığımız iş yerlerine benzemesine izin veremeyiz. Sendikalarda kolektif aklın iş bölümü ve ortak dağarcığının dışında öne çıkan başka üst, kıdemli, yetkili, uzman, bilgili vs. başka hiç bir sıfat olamaz. İşçilerin sömürü düzeni, eşitsiz dağılım ile mücadele etmek için kurdukları sendikaların içerisinde sömürü ve eşitsiz bilgi dağılımı olmasına izin veremeyiz. Bu ilkeleri istismar eden eylemler yapıldığında ve bu davranışlar sendikanın içerisinde yerleşme eğilimi gösterdiğinde birinci vazifemiz bütün işçileri bunlar ile mücadeleye çağırmak ve sendikamızı müdafaa etmektir.

Devletin sendikaları tanımlayan kanunları, işleyişi ve iş bölümünü tarif etmek ve gerektiğinde bunların denetlenebilmesi için zorunludur. Biz patronları kayıran yasaların eşitsiz olduğunu bilsek de bugün Güvenlik-Sen’de bu yasalara dahi uyulmayan, bu yasalarla tarif edilmiş bilgi ve rapor sunma, karar verme yetkileri gasp edilmiş, yöneticiler arasında hırsızlık, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, zimmete para geçirme davaları mahkemeye taşınmış ve işçi aidatları şaibeli şekilde harcanmış ve usulüne uygun hiç bir harcama bütçesi sunulmamıştır.

Sendikamız Güvenlik-Sen böyle bir gaflet durumuna sokulmuştur, o zaman vazifemiz bellidir: Bütün Güvenlik-Sen üyeleriyle, sendikayı yozlaştıran bu tek adamcılık zihniyete HAYIR diyeceğiz! Bu sendika bizimdir diyeceğiz! Ortak işçi iradesini yaymayan bütün yapılar çürümeye mahkumdur. Sendikadaki bu diktacı, başkanlık zihniyetinin 26 Mart’da sendikamızın yönetimi için gizli kulis görüşmeleri ve atamalarla oluşturduğu yönetim aday listesine karşı biz adaylarımızı Türkiye’nin her yerinde yaptığımız ortak, herkese açık toplantılarla belirliyoruz. Biz seçiyoruz, biz geliyoruz.

Güvenlik-Sen bizim sendikamızdır.