Sendikamıza ve DİSK’e sahip çıkalım!

GÜVENLİK-SEN İŞÇİ MECLİSLERİ; SENDİKAYA ÇÖREKLENMİŞ İHBARCI,İŞBİRLİKÇİ VE RANTÇI YÖNETİCİLERE KARŞI TÜM ÜYELERİ MÜCADELEYE ÇAĞIRIYOR.

Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri olarak kongre öncesi, belgelerle  sendikada yolsuzluk olduğunu, sendikaya çöreklenmiş bu yiyici takımını sendikadan temizlememiz  gerektiğini defalarca anlattık. Anlatmaya, mücadele etmeye devam ediyoruz. Bizi o gün anlamak istemeyenler, 9 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen olağan kongrede yönetime seçilip,  23 Eylül 2017 tarihinde “Cevabını alamadığımız Sorular” başlığı altında, kamuoyuna ve güvenlik sen üyelerine açıklama yaparak Serdar Aslan ve Doğan Özdemir hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundular. Zülfikar Karatay ve Nadir Yazıcının savcılık şikayeti, daha öncesinde Salih Şenol tarafından gerçekleştirilen suç duyurusuyla birleştirilip davaya dönüştü. 11.08.2018 tarihinde Serdar Aslan ve Doğan Özdemir  haklarında açılan “Görevi kötüye kullanma” ve “Zimmete para geçirme” davasıyla hakim önüne çıktılar. Bilir kişi raporunun derinleştirilmesi ve şahitlerin dinlenmesi için 2. duruşma 27 Kasım 2018 tarihine ertelendi. Sendikamıza sahip çıkmak, davayı izlemek için duruşma salonuna gittiğimizde Zülfikar Karatay ve Nadir Yazıcının şikayetlerini geri çektiğini öğrendik. Kongre sonrası sendikanın geleceğinden kaygı duyup sendikada olup biteni güvenlik sen üyeleriyle paylaşan bu sorumluluk sahibi arkadaşlar ne oldu da şikayetlerini geri çekti.

Bu muğlaklığı ortadan kaldırmak, ilgili kamuoyunu aydınlatmak için, Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri olarak Zülfikar Karatay ve Nadir Yazıcı’yı,  konuyla ilgili bilgilendirme yapmak üzere sorumluluk almaya davet ediyoruz.

  1. Duruşma gününden iki gün önce sendikadaki hırsızlığın 1 milyon tl civarında olduğunu söyleyen Zülfikar Karatay hangi gerekçeyle şikayetini geri çekmiştir.
  2. Güvenlik-Sen yöneticilerinin yolsuzluğunu kamuoyuna duyuran ve ısrar eden Zülfikar Karatay ve Nadir Yazıcı’ya kimler tarafından ne teklif edilmiştir.
  3. DİSK’e Bağlı Genel- İş Sendikası yöneticisi Remzi Çalışkan, Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ve Genel Sekreter Cafer Konca şikayetlerin geri çekilmesi için ne tür baskılar yapmıştır.

Sendikamız DİSK’e bağlandığı günden bu yana Genel-İş sendikasının uydusu haline getirilmeye çalışılmıştır. DİSK gibi işçi sınıfı hareketinde önemli bir yeri olan konfederasyonun, 09.11.2017 tarihinde disiplin kurulu tarafından görevden el çektirilen, hakkında sabitleşmiş ihbarcılık lekesi bulunan, zimmete para geçirme ve görevi kötüye kullanma davası açılan yöneticileri hangi sebeple koruyup kolladıklarını anlamamakla birlikte, bu tavırlarını ibretle izliyoruz.

Genel-iş’e önerimiz gayet açıktır:

  1. Genel-İş, Güvenlik-Sen’in iç işleyişine karışmak, sendikamızı kendi uyduları haline getirmek için çabalamaktan vazgeçsin. Türkiye gün geçtikçe derinleşen bir krizle karşı karşıya, krizin faturası patronlar tarafından işçilere, ezilenlere, emekçi halkımıza kesilmeye çalışılıyor. Her gün onlarca işyeri kapanıyor ya da hileli iflas yoluyla kapanışlar oluyor. Binlerce işçi işsiz kalıyor. Milyonlarca işçi asgari ücretle, ağır çalışma koşullarında inim inim inletiliyor, mobinge, tacize uğruyor. DİSK, GENEL-İŞ, Güvenlik-Sen yöneticilerini kollamak yerine yüzünü işçi sınıfının mücadelesine dönsün.
  2. DİSK GENEL İŞ; Güvenlik-Sen’de yönetimi belirlemek için salvolar yapmak yerine, Real – Makro/Uyum, Flormar, Cargill, 3. Hava Limanı İşçileri, Mahir Kılıç, Kenan Güngördü, Boran Atıcı ve onlarca direnişin takipçisi, dayanışmacısı, sahiplenicisi olsun.

Disk bir tarihtir. Disk’in şanlı tarihini kirletmeye kimsenin ne bir hakkı vardır ne de cüreti.

Disk, Güvenlik Sen’in, ihbarcı, evrakta sahtecilik yapmış, görevini kötüye kullanmış, zimmetine para geçirmekten hakkında dava açılmış, disiplin kuruluyla ihraç edilmiş yöneticilerini sırtında taşımayı tercih ediyorsa, 15-16 haziran ruhunu çoktan unutmuş ve geçmişine ihanet etmiş demektir. Hak-İş gibi sarı bürokratik konfederasyon bile Öz-İş’te yaşanan yolsuzluk nedeniyle sendikayı konfederasyon bünyesinden çıkarırken, Disk’in bu tutumu hayret vericidir.

Biz Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri olarak,  Disk’e bu kara lekeyi sürenlerle, sürmeye devam edenlerle ve buna göz yumanlarla her zeminde mücadele edeceğiz.

GÜVENLİK-SEN İŞÇİ MECLİSLERİ, TÜM ÜYELERİNİ SENDİKAMIZA VE DİSK’E SAHİP ÇIKMAK İÇİN MÜCADELEYE ÇAĞIRIYOR.

***

Sendikanın Genel Eğitim Daire Başkanı Zülfikar Karatay, Genel Araştırma Geliştirme Daire Başkanı Sezgin Birel ve Genel Toplu İş Sözleşmeleri Daire Başkanı Nadir Yazıcı, “Cevaplarını Alamadığımız Sorular” başlıklı bir açıklama yayınladı. Açıklamada Sendika Genel Başkanı Serdar Aslan, Genel Mali İşler Daire Başkanı Doğan Özdemir ve Genel Sekreter Hüseyin Ünlü’ye cevaplamaları için 8 soru soruldu.

zn

 

Açıklamada yer alan sorular şu şekilde:

  1. Musaoğlu ve İz Otel’de 10.03.2017 tarihinde konaklama adı altında toplamda 7.200 TL’lik ödeme yapılmıştır. Bu otellerde kim, kimler, ne amaçla konaklamışlardır?
  2. Sendikamız Gönüllü Uzmanı olduğu söylenen Bülent BULDUK’a toplamda 10.000 TL civarı para transferi yapılmıştır. Adı üstünde Gönüllü Uzman olduğu söylenen bu şahsa Merkez yönetim kurulu kararı olmadan neden bu para gönderilmiştir?
  3. 21.12.2016 tarihinde SULTAN ARSLAN ‘a 1.625 TL para transferi olmuştur. Sultan ARSLAN kimdir? Neden bu para transferi gerçekleştirilmiştir?
  4. Sendikamızın A’dan Z’ye büro/ofis malzemelerinin toplam tutarının 25.600 TL olduğu herkese deklare edilmiştir. Neden faturalarda 56.000 TL civarı gider gösterilmiştir?
  5. Sendikamızın profosyonel bir avukat ve danışmanlık şirketi ile anlaşması var mıdır? Sendikamızın profosyonel hizmet aldığı, Avukatlık Danışmanlık adı altında fatura kesilen Işıl Eylem BAKIR ile anlaşması olmasına rağmen 29.12.2016 tarihinde Abdullah ÖREN Danışmanlık Avukatlık ücreti adı altında 3.547 TL niçin ödenmiştir ?
  6. 09.04.2017 tarihinde Karakoç Turizm’den 1.121 TL ödenerek araç kiralandığı tespit edilmiştir. Karakoç Turizm adı altında araç kiralama şirketi var mıdır? Var ise kim kiralamıştır?
  7. Sendikamıza üye olan Konak Belediyesi Metropol Güvenlik Emekçileri arkadaşlarımız yaklaşık 2,5 senedir sendikamıza üyedirler ve gerekli çoğunluk sağlanmıştır. Metropol Güvenlik’in yetki itirazına karşı; ilgili Bakanlığa 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu iş sözleşmesi Kanunun 42. ve 43 maddesi gereği 6 gün içerisinde niçin itiraz edilip yetki belgesi alınmamıştır? Niçin güvenlik emekçisi arkadaşlarımız mağdur edilmiştir?
  8. 27.06.2016 Tarihli İş Bankasına Sendikamız hesap açmıştır. 09.04.2017 tarihli Genel Kurula kadar Sendika hesabına giren toplam para 298.573 TL’dir. 27.06.2016 -13.09.2017 tarihleri arasında sendikamız hesabına giren toplam para 541.280 TL’dir. Genel kuruldan önce 8 ayda yönetim kurulu onayı olmadan ikili imza ile 159.690 TL nakit çekim yapılmıştır. Bu para nereye ve kimlere harcanmıştır? O tarihteki mevcut yönetim kurulunun bu nakit çekimlerden haberi var mıdır?

– 27.06.2016 – 31.12.2017 tarihleri arasındaki 208.915 TL tutarındaki harcamaların faturalarını 3 yönetim kurulu üyesi olarak ısrarla görmek ve kontrol etmek istememize rağmen Genel Başkan ve Mali İşler Daire Başkanı tarafından tüm bu faturalar tarafımıza gösterilmemiş ve gidin bizi mahkemeye verin denilmiş olup [bu kişiler] sendikamızın amaçlarını zayıflatmış ve bize çıkış yolu bırakmamışlardır. 13.09.2017 tarihinde yapılan Yönetim kurulu toplantısında bu harcamaların hesabını vermeyen Genel Başkan ve Mali İşler Daire Başkanının tedbir amaçlı 5 yönetim kurulu üyesinin ortak kararıyla tutanak tutulup imza altına alınarak İş Bankası Hesabından para çekimleri engellenmiştir. 13.09.2017 Tarihinde 5 Yönetim Kurulu Üyesinin tuttuğu tutanak Akşam Saat 21.00’de Hüseyin Ünlü tarafından yırtılmıştır. Amaç Nedir?

Olağanüstü Hal döneminde Olağan İlkesizlik: Bu 2 şahsı tanıyan var mı?

Disk Yönetim Kurulu’na, Disk’e bağlı sendika yönetimlerine, Disk üyesi işçi kardeşlerimize, Genel-İş üyesi işçi kardeşlerimize, ilerici, devrimci çevrelere son kez sesleniyoruz: Vicdanlara bırakıyoruz bu fotoğrafı..

1-) Güvenlik-Sen’de Meclislerle işleyen bir sendikal anlayışı fotoğraftaki diğer iki zatın yönlendirmesi, parasal, konumsal katkılarıyla bypass etmiş, 2016 yılında açılmış olan zimmet, yolsuzluk, hırsızlık soruşturması halen devam eden..

2-) 2016 yılında usulsüz, kuralsız oluşturulmuş delege yapısıyla ve 2017 Nisan’ında şiddetle inşa edilen ve fotoğraftaki iki zatın doğrudan yönettiği kongrede işçilerin tüm iradesini gasp edip ülkenin en demokratik sendika tüzüğünü sarı sendika tüzüğüyle zorla değiştiren..

3-) Aynı kongrede kendileriyle birlikte seçilen yönetim kurulu üyelerinin üçü tarafından yapılan suç duyurusu sonucu hırsızlık, zimmet ve yolsuzluk suçlamasıyla haklarında 2.kez savcılık soruşturması açılan…

4-) Muhalif gördüğü sendika üyesi işçileri tasfiye edemeyince sosyal medya paylaşımları nedeniyle Cumhurbaşkanı’na Hakaret ettikleri savıyla polise ihbar eden…

5-) Polisin Cumhurbaşkanı’na Hakaret suçunu tespit etmek için yürüttüğü soruşturmada ihbar ettikleri işçiler hakkında işbirliği içeren bir tavrı devam ettiren..

6-) Aynı kongrede kendileriyle birlikte seçilen Güvenlik-Sen Disiplin Kurulu üyelerinin kararıyla işledikleri suçların aleniyeti nedeniyle “görevden el çektirilerek, üyelikleri askıya alınmalarına” rağmen disiplin kurulu kararını takmayarak, sendikaya ve defterlerine el koyarak  görevlerine fotoğraftaki iki zatın desteği ve koruyuculuğuyla devam eden..

7-) İhbar ettikleri sendika üyesi işçilerin adreslerine geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı’na Hakaret suçu işledikleri gerekçesiyle savcılığın ifade vermek üzere zorla getirme kararı gitmesine neden olanların başı olan ihbarcı ve hırsız Serdar Aslan’ın bugün CHP Emek Büroları’nın Taşeron İşçi Çalıştayı’nda sendikamızın başına bu pislikleri musallat eden iki zatla verdiği pozu Genel-İş genel merkez hesaplarınca paylaşıldı.

Bu DİSK tarihine sürülmüş kara bir lekedir.. Bu fotoğraf Disk’in nasıl yönetildiğinin en somut vesikasıdır. Meşhur ama kimsenin görüp okuma şansına sahip olmadığı DİSK ilke ve değerlerinin ayaklar altına alınmasıdır. Daha dün Çankaya Belediyesi Güvenlik işçisi kardeşlerimizin yüzlerine hırsız ve ihbarcı olduklarını haykırarak salonu boşalttıklarını hepiniz izlediniz. Ancak bugün DİSK’i ve Genel-İş’i de kendi ikballeri için gasp edip diğer sendikaları yedekleme uğraşı veren diğer iki zatın bir ihbarcılara, hırsızlara açık sahip çıkışının resmini gördünüz. Biz ihbarcı ve hırsız Serdar Aslan’ı tanıyoruz.. Yanındaki iki zatı tanıyan var mı?