İHBARCILAR GÜVENLİK-SEN’DEN DEFOLSUN!

Biz Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri, her platformda tek adamcılığa HAYIR dedik!

Ülkenin iktidarı tek adamlığı dayattığında HAYIR dedik! Sendikamız Güvenlik-Sen’deki yönetim, tek adamlığı dayattığında HAYIR dedik!

Hakkında hırsızlık, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmaktan işçilerce dava açılmış yönetim, 2.Olağan Kongre’de yeter sayıya ulaşılmadan, üye işçileri salona almayıp kapı önünde izdihama neden olmuşken içerde hileli “Evet”i öne geçirtti. Ülkede HAYIR’ın zaferini, iktidarın gasp etmesi gibi sendikamızın kongresinde işçi meclislerinin HAYIR’ı da her türlü hile ve zor gücüyle “Evet” karşısında bertaraf edildi.

Bütün işçilerin, üyelerin akılları ve onurlarıyla alay eden Güvenlik-Sen yönetimi, kendisini yaratmış büyük iktidarla, Sarayla gittikçe aynılaşıyor. Saray rejiminin yurttaşlarımızı sosyal medya hesaplarından fikir beyanlarını suçlaştırarak hapishanelere tıktırdığı gibi sendika yönetiminde bulunan üç hain de üyelerimizi sosyal medya paylaşımlarından “Cumhurbaşkanına hakaretten” devlete şikâyette bulundu. Güvenlik-Sen yönetiminden ihbarcı, işbirlikçi Serdar Arslan, Doğan Özdemir ve Hüseyin Ünlü bu skandal karşısında ne yapacaklarını bilemiyor, paçaları tutuşuyor. Skandal haber Türkiye basınından yabancı basına yayılmışken bugüne kadar yaptıkları hile ve ahlaksızlıklara uydurdukları kılıfların en büyüğünü bu sefer uyduramayacaklar. Çamur her yere saçıldı. Bu skandalda payı almış, onur kırıntısı taşıyan birkaç kişi gizliden istifalarını verse de henüz bu hain işbirlikçi üçlüden istifa açıklaması gelmemiştir. Bu yönetimde bulunan ihbarcılar dışındaki şaşkın yöneticilere kendileri adına ne yapmaları gerektiğini söyleyelim: İsmi geçen üç ihbarcının derhal sendikadan ihraç edilmesi, bunun için gerekli bütün işlemlerin derhal yapılması zorunludur. Yönetimde bulunan diğer kişiler derhal tutumlarını kamuoyuna açıklamalı aksi takdirde bu skandalın ortaklarıdır. En kısa zamanda Güvenlik-Sen’in kurucu tüzüğünde yazan ideallerle yapılacak, demokratik ve adil bir seçimle sendikanın yeniden şekillenmesi ve işçi meclislerinin belirleyeceği bir yönetimin seçilmesi zorunludur. Güvenlik-Sen’in var olan düzeni yeniden üreten bir yer olmasına asla izin vermeyeceğiz.

Bütün Güvenlik-Sen üyeleri, temsilcileri, delegelerini bu davaya sahip çıkmaya, HAYIR için mücadele etmiş bütün emek dostları ve muhalefeti de bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz. Sendikamızı savunmak için bütün meşru müdafaa yollarıyla yapılması gereken her şeyi yapacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri

Güvenlik-Sen tüzüğünde fesih maddesinden 1 Umut kaldırılıyor, yerine DİSK konuluyor

Güvenlik-Sen DİSK’e katılım başvurusu yaptığında fesih maddesinde Bir Umut Derneği’nin ismi vardı. Ve DİSK tüzüğümüzü böyle kabul etti. Sendika yönetimi tüm delege toplantılarında fesih maddesinde bulunan Bir Umut Derneği’nin kaldırılması ve yerine DİSK yazılması doğrultusunda bir tüzük değişikliği yapacaklarını, kırmızı çizgilerinin bu olduğunu ifade ediyorlar.

Öncelikle bir sendikanın kapatılacağı süreçler yaşanırsa bu aynı zamanda derneğin de kapatılacağı anlamına gelir. Dolayısıyla DİSK ve Güvenlik-Sen yönetiminin bu yaklaşımı her açıdan izah edilmeye muhtaçtır. Ayrıca güvenlik işçileri de çalışma koşulları nedeniyle her gün iş cinayetleriyle yüz yüze gelen, kamuoyuna defalarca iş cinayetleriyle yansımış bir iş kolunda çalışmaktadırlar.

İş cinayetlerinin Türkiye’de gündemleştirilmesine, bu konuda değişik yasaların oluşmasına büyük katkısı olan; Taksim’de iş cinayetlerine karşı Vicdan ve Adalet Nöbeti tutan ve İş Cinayetleri Almanağı’nı hazırlayan saygın bir kurum olan Bir Umut Derneği’nin fesih maddesinden çıkarılması ısrarının niyetini de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

1umut_2

1umut_1

Madde 70: Fesih, tasfiye veya başka bir sendika ile birleşme için; Genel Merkez Genel Kurulu’nun toplantıya katılan üyelerinin 2/3 kabul oyu zorunludur. Fesih halinde sendikanın taşınır ve taşınmaz malları Birlikte Umut Derneği’ne bağışlanır.

Biz Seçiyoruz, Biz Geliyoruz!

Biz Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri, bütün güvenlik işçileriyle, bütün üyelerimizle bizim olan bir sendika istiyoruz. Bütün kararlarında hepimizin iradesi olan, bütün mücadelesi ve başarısında hepimizin emeği olan, bütün uzmanlıklarında hepimizin yeteneği olan, akla uygun, bilime uygun iş bölümü yapan, her bir işçiyi sendika mücadele süreçlerine katan bir sendika istiyoruz. Bir işçi sendikasının örgütlü gücünün bütün işçilerin zihinleri ve yumruklarına yayıldığı bir sendika istiyoruz. Bu yüzden işçilerin hakkını arayabileceği, patronlara karşı güç birliği yapabileceği en önemli yer olan sendikaların çalıştığımız iş yerlerine benzemesine izin veremeyiz. Sendikalarda kolektif aklın iş bölümü ve ortak dağarcığının dışında öne çıkan başka üst, kıdemli, yetkili, uzman, bilgili vs. başka hiç bir sıfat olamaz. İşçilerin sömürü düzeni, eşitsiz dağılım ile mücadele etmek için kurdukları sendikaların içerisinde sömürü ve eşitsiz bilgi dağılımı olmasına izin veremeyiz. Bu ilkeleri istismar eden eylemler yapıldığında ve bu davranışlar sendikanın içerisinde yerleşme eğilimi gösterdiğinde birinci vazifemiz bütün işçileri bunlar ile mücadeleye çağırmak ve sendikamızı müdafaa etmektir.

Devletin sendikaları tanımlayan kanunları, işleyişi ve iş bölümünü tarif etmek ve gerektiğinde bunların denetlenebilmesi için zorunludur. Biz patronları kayıran yasaların eşitsiz olduğunu bilsek de bugün Güvenlik-Sen’de bu yasalara dahi uyulmayan, bu yasalarla tarif edilmiş bilgi ve rapor sunma, karar verme yetkileri gasp edilmiş, yöneticiler arasında hırsızlık, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, zimmete para geçirme davaları mahkemeye taşınmış ve işçi aidatları şaibeli şekilde harcanmış ve usulüne uygun hiç bir harcama bütçesi sunulmamıştır.

Sendikamız Güvenlik-Sen böyle bir gaflet durumuna sokulmuştur, o zaman vazifemiz bellidir: Bütün Güvenlik-Sen üyeleriyle, sendikayı yozlaştıran bu tek adamcılık zihniyete HAYIR diyeceğiz! Bu sendika bizimdir diyeceğiz! Ortak işçi iradesini yaymayan bütün yapılar çürümeye mahkumdur. Sendikadaki bu diktacı, başkanlık zihniyetinin 26 Mart’da sendikamızın yönetimi için gizli kulis görüşmeleri ve atamalarla oluşturduğu yönetim aday listesine karşı biz adaylarımızı Türkiye’nin her yerinde yaptığımız ortak, herkese açık toplantılarla belirliyoruz. Biz seçiyoruz, biz geliyoruz.

Güvenlik-Sen bizim sendikamızdır.